Vergi Usul Kanunu 22 sıra numaralı genel tebliğe ektir.
Borsada rayici olmayan yabancı paraların 5432 sayılı Vergi Usul Kanunu gereğince 1955 yılı için yapılacak değerlemelerine esas olmak üzere aynı kanunun 262 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmüne müsteniden Vekâletimce tesbit olunan kurları aşağıda gösterilmiştir.
Borsada rayici olmayan yabancı paralariyle bu kabil yabancı paralariyle olan senetli ve …
Malûm olduğu üzere, kollektif şirket ortaklarından her biri, şirketçe düzenlenen bilânçoya göre şirket kâr veya zararından hisselerine isabet eden miktarı da kendi yıllık gelir vergisi beyannamesine ithal eylemek suretiyle, beyana mecbur bulunmaktadır. Bu kabil mükelleflerden vergi incelemesine tabi tutulanların beyanlarının doğruluğunu sağlamak maksadiyle hissedar bulundukları kollektif şirketin bilânço esasındaki defterlerinin tetkiki neticesinde şirket kârına icraı …
21 sıra numaralı (Vergi Usul Kanunu) genel tebliğe ektir.
Genel menfaatlere yararlıkları İcra Vekilleri Heyeti karariyle onanmış bulunan derneklerin adlariyle bulundukları yerler ve onanma tarihleri aşağıda gösterilmiştir.
Derneğin adı
Bulunduğu yer
Onanma tarihi
130-
Kayseri İli Yardım Derneği
Ankara
5/4/1955
131-
Körlere Yardım Derneği
İzmir
6/5/1955
132-
Ankara Çocuk Sağlığı Derneği …
1631 Sayılı Askeri Muhakeme Usulü Kanununun değişik 280 inci maddesine göre Askeri mahkemelerin haciz, istirdat ve tazminata mütaallik kararları üzerine tahakkuk ettirilen âmme alacaklarının, keza disiplin cezaları ile birlikte askeri adli amirler tarafından 25 lirayı geçmemek üzere verilen istirdat ve tazminata dair kararlar üzerine tahakkuk ettirilecek olan alacakların ve yine 2548 ve 3757 sayılı Kanunlara …
Mevzuatımızda Türk Vatandaşlığına kabul edilenlerden alınan tabiiyet harçlarının nekadar müddet içerisinde ödeneceği hakkında bir hüküm mevcut olmadığından, 6183 sayılı Âmme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanununun 37 inci maddesiyle Vekâletimize verilen yetkiye istinaden, bir aylık ödeme müddetine mebde olacak tebliğin mükelleflerine şahsen yapılması uygun görülmüştür.
Bu itibarla halen hususi kanunda ödeme müddeti gösterilmemiş olan, Türk Vatandaşlığına …
Tescil edilmiyen birleşmeler ile bunlardan doğan çocukların cezası tescili hakkındaki 6652 sayılı kanun, 7/2/1956 tarih ve 9727 sayılı Resmî Gazetede ilân edilmek suretiyle aynı gün yürürlüğe girmiştir. Mezkur kanun, tahmil ettiği vazife ve mükellefiyeti ifa etmiyenlere idare heyetleri tarafından verilecek para cezalarının 6183 sayılı Kanuna göre tahsil edileceğini ve kanunun neşri tarihine kadar …
Bilindiği gibi, Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin (D) fıkrasile "derneklere...... ait iktisadî işletmeler" vergi mevzuuna alınmış, aynı kanunun 4' üncü maddesine atfen 5 inci maddesinde derneklere ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve sermaye şirketleri ile kooperatif şirketler haricinde kalan ticarî, sinaî ve ziraî işletmelerin derneklerin iktisadî işletmeleri olduğu ve bunların kuruluşlarında kazanç …
Bilindiği gibi; 5421 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 50 nci maddesinin son fıkrasında borsa acentalarının serbest meslek erbabı sayılacakları yazılıdır.
5590 sayılı Kanunun (Madde 53) şumulüne giren borsa ajanlarının "Başkası adına ve hesabına vekil sıfatiyle, borsada alım, satım yapan" kimseler oldukları ve bu vasfı ile, faaliyetlerinin ticarî muamelelere tavassuttan ibaret olduğu ve binnetice bu işten sağlanan …
Vaki haberleşmelerden; Gelir Vergisi Kanununun 98 inci maddesi gereğince, haklarında ortalama kâr haddi tatbik olunan mükellefler için resen takdir komisyonundan istihsal olunan kararlara istinaden ikmalen tarh edilen gelir vergisine ceza uygulanmakta olduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; Gelir Vergisi Kanununun 98 inci maddesinde; yapılan vergi incelemelerinde perakende ticaret erbabı ile otel, bar, gazino, lokanta, kahvehane, kır bahçesi …
11/9/1951 gün ve (9) seri numaralı genel tebliğe ektir.
9 numaralı genel tebliğde de açıklandığı üzere, Gelir Vergisi Kanununun 66 ncı maddesinin 1 inci fıkrası gereğince, "Satın alınan veya inşa edilen gayrimenkullerin veya aynî hakların hastalık, ikametgâh ve işin tasfiyesi gibi sebepler dışında alım ve inşa tarihlerinden başlıyarak iki yıl içinde satılmaları halinde …
Gelir Vergisi Kanununun 50 nci maddesindeki tarife göre, serbest meslek erbabı sayılan mükelleflerin, bazı müesseselere karşı mukavele ile deruhte ettikleri hizmetler (Avukatlık, doktorluk, müşavirlik, vs.) karşılığında aldıkları paralar, ödemenin bir hizmet mukabili ve miktarının da maktu ve mukannen olması bakımından ücret addiyle, Gelir Vergisi Kanununun 45 inci maddesi hükmüne istinaden gelir vergisine tabi tutulmakta idi …
Vergi Dairelerinde kullanılmakta olan ve muayyen müddetin bitmesi dolayısiyle veya dolduğu için değiştirilmesi icap eden mükellef hesap kartları yerine tanzim olunacak yenilerinin ne şekilde ve hangi servis tarafından, tanzim olunacağı, eskilerinin nerede ve ne suretle muhafaza olunacağı hakkında yönetmelikte ve tarifnamede malûmat bulunmadığı ve keza, saymanlıklar tarafından gönderilen mahsup alındıları karşılığında nakit mukabili olmıyarak tanzim …
Para cezalariyle muhakeme harç ve masraflarının tahakkukuna esas olan vesikaların ilgili Dairelerden gelmesini müteakip bunların nasıl guruplara ayrılacağı, kayıt ve tahakkuk işlerinin ne surete yapılacağı hakkında kabul olunan usul, Vergi Daireleri Kuruluş ve Görevleri Yönetmeliğinin 203 ilâ 205'inci maddelerinde zikrolunmuştur.
Buna nazaran ilgili dairelerden gelen vesikaların kaydını müteakip tanzimi gereken (69) numune numaralı tahakkuk …
22/4/1953 tarih ve 2161776-19/15447-31 ve tahsilât 234 seri sayılı genel tebliğe ektir.
Memleketle alâkasını keserek devamlı surette veya ticarî ve sıhhî sebeplerle muvakkaten yurt dışına çıkmak isteyen mükelleflerin, vâdesi gelmemiş veya ihtilâflı olduğundan henüz tahakkuk etmemiş vergi borçları dolayısiyle ne şekilde hareket edileceğinde tereddüde düşüldüğü vaki haberleşmelerden anlaşılmıştır.
5682 sayılı …
Mevzuatımızda sermayesi eshama münkasim bulunan şirketlerce, temsil ettikleri sermaye veya borç miktarını çoğaltacak şekilde tebdilen yeniden çıkarılan hisse senedi veya tahvillere ait damga resminin ne kadar müddet içerisinde ödeneceğine dair bir hüküm mevcut olmadığından 6183 sayılı Âmme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun 37 nci maddesiyle Vekâletimize verilen yetkiye istinaden bir aylık ödeme müddetine mebde olacak …
10/9/1956 günlü ve 9403 sayılı Resmî Gazetede neşredilmiş olan 6838 sayılı (5423 sayılı Esnaf Vergisi Kanununun kaldırılması ve 5421 sayılı kanunun bazı maddelerinin tadili ve bazı maddelerine fıkralar ilâvesi hakkındaki 6582 sayılı kanunun bazı maddelerinin tadili ve bu kanuna bazı hükümler ilâvesine mütedair kanun) hükümleri yukarıya derç edilmiştir.
Bu kanunla, 6582 sayılı kanunun …
Vergi Usul Kanunu 26 sıra numaralı genel tebliğe ektir.
Borsada rayici olmayan yabancı paraların 5432 sayılı Vergi Usul Kanunu gereğince 1956 yılı için yapılacak değerlemelerine esas olmak üzere aynı kanunun 262 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmüne müsteniden Vekâletimce tesbit olunan kurları aşağıda gösterilmiştir.
Borsada rayici olmayan yabancı paralariyle bu kabîl yabancı paralariyla, olan senetli ve …
Bilindiği üzere; Gelir Vergisi Kanununun 22 inci maddesinde, gayrimenkullerin ve hakların kiralanmasından elde edilen ve bir takvim yılında toplamı 2500 lirayı aşmayan kiralarla bir takvim yılı içinde 10 000 lirayı aşmayan kiraların 2500 lirası gelir vergisinden nıüstesnadır, denildikten sonra, bu istisnanın Vergi Usul Kanununa göre defter tutmak mecburiyetinde olan gelir vergisi mükellefleriyle gelirleri bunlar tarafından …
Türk Parası Kıymetini Koruma hakkındaki 6258 sayılı Kanuna müstenit bulunan 14 sayılı kararın muaddel 58 ve 59 uncu maddeleri hükümlerine tevfikan hazırlanıp Resmî Gazetenin 8/10/1956 tarihli nüshasında münteşir 7 sayılı tebliğde bildirildiği üzere, deblokaj muamelelerine tavassuta yetkili bankalar tarafından, Amortisman ve Kredi Sandığı namına ilgililerden mübayaa edilerek keza adı geçen sandık namına talep …
6183 sayılı Kanun tatbikatında bazı hükümlerin yanlış tatbik edildiği müfettiş raporlarından anlaşıldığından bunların aşağıda gösterildiği şekilde açıklanmasına lüzum hasıl olmuştur :
1. Borçlarını taksit ve tediye süreleri içerisinde ödemedikleri için kendilerine ödeme emri tebliğ edilen borçlulardan mal bildiriminde bulunmıyanlar hakkında bazı tahsil dairelerince bir muamele yapılmıyarak bunların mallarının haczi muamelesinin mal bildiriminde bulunmalarına tâlik edildiği anlaşılmıştır …