Âmme alacağının tahsili için haczedilen bazı menkul malların borçlunun kendisine bırakıldığı ve haczi müteakip muayyen süre içerisinde satışa çıkarılmıyarak uzun müddet bekletildiği Bakanlığa intikal eden hadiselerden anlaşılmaktadır.
1. 6183 sayılı Kanunun 82 nci maddesi gereğince, haczedilen para, kıymetli maden, mücevher, ticarî senet, hisse senedi ve tahvil gibi değiştirilmesi ve kaybolması ihtimalleri bulunan menkul malların tahsil …
Türk Ticaret Kanununun 35 inci maddesi gereğince hükmolunan para cezalarının tahsilini müteakip keyfiyetin hükmü veren mahkemeye bildirilmediği Bakanlığa intikal eden hadiselerden anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere; Türk Ticaret Kanununun 35 inci maddesine müsteniden kanunen tescili mecburi olan hususları ticaret siciline tesçil ettirmeyen ilgililer adına hükmolunan bu para cezaları inzibatı mahiyette olduğundan, bunların "Cezaların infazı hakkındaki 647 sayılı …
Bilindiği üzere, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin 4 üncü fıkrası ile âmme alacaklarının tecilinde, taksit zamanlarını ve diğer şartları tayin için tecile yetkili makamlara selâhiyet verilmiş olduğundan bu yetkiye müsteniden şimdiye kadar, sözü edilen maddeye istinaden yapılan tecillerde % 5 faiz alınmakta idi. Bu faiz nisbeti halen carî faiz haddine göre çok düşük olduğundan Devlet …
Bazı suç ve cezaların affı hakkındaki 780 sayılı Kanunun 9/8/1966 tarih ve 12370 numaralı mükerrer Resmî Gazete'de yayınlanmak suretiyle 9/8/1966 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
Adı geçen kanun aynı zamanda bir kısım âmme alacaklarının da affa tabi tuttuğundan Bakanlığımız yönünden bazı hususların açıklanmasına lüzum hasıl olmuştur.
Kanun hem adlî affa …
24/8/1966 tarih ve 2161776-120/36083-42 sayılı (Tahsilât 320 numaralı) genel yazıya ektir.
Bakanlığa intikal eden hâdiselerden ve müfettiş raporlarından, 780 sayılı Af Kanununun tatbikatında;
1. Aftan faydalanmak üzere vergi aslının ödenmesi için muayyen olan 6 aylık süre içerisinde icraî takibata devam edilip edilemiyeceği,
2. 31/12/1965 tarihinden sonraki devreye taallûk …
24/8/1966, 28/12/1966 tarih ve 2161776-120/36083-42, 52989-61 sayılı (Tahsilât 320 ve 321 numaralı) genel yazılara ektir.
Bazı suç ve cezaların affı hakkındaki 780 sayılı Kanun tatbikatında, mezkûr kanunun 8 inci maddesinde mevzuubahis edilen ve zamanında ödendiği takdirde gecikme zammı ve vergi cezalarının affını istihdaf eden "vergi aslı" tâbirine …
Bakanlığa intikal eden hadiselerden ekseriya sinaî müesseselerin 6183 sayılı Kanuna göre tecil edilen vergi borçlarına karşılık fabrikada mevcut makinaları teminat olarak gösterdikleri ve vergi dairelerince de bu makinaların hukukî durumları incelenmeden tanzim edilen haciz varakasına müsteniden menkul mallar gibi haczedilerek teminat olarak kabul edildiği, halbuki fabrikaların umumiyetle üçüncü şahıslara ipotekli bulundukları cihetle ileride ipotek alacaklısının …
Bakanlığa intikal eden hadiselerden Bazı Suç ve Cezaların Affı hakkındaki Kanun tatbikatında ihtilâflı hadiselerde vergi aslının ödeme süresini tayinde tereddütler olduğu anlaşıldığından keyfiyetin tavzihine lüzum hasıl olmuştur.
Bilindiği üzere; Bazı Suç ve Cezaların Affı Hakkındaki Kanunun 8 inci maddesinin 2 nci fıkrasında "ihtilâflı vergilerde tarafların malî veya idarî kaza mercilerine müracatları veya ihtilâfı devam ettirilmeleri …
İflâsın, bilhassa sermaye şirketleri için, Hazine alacaklarını ziyaa uğratmak amacıyla kullanılan en esaslı metotlardan biri olduğu, iflâs ile borçluların Hazinenin özel takibinden kaçabildikleri ve gerek İcra ve İflâs Kanunu gerekse tasfiyelerin idaresindeki yetersizlikler dolayısiyle büyük borçlardan kurtulabildikleri Bakanlığa intikal eden hadiselerden ve müfettiş raporlarından anlaşıldığından aşağıdaki hususların açıklanmasına lüzum hâsıl olmuştur.
Bilindiği üzere, İflâs İdare …
Bakanlığa intikal eden hâdiselerden köy parasını usulsüz sarfeden köy muhtar ve ihtiyar meclisi üyeleri hakkında 442 sayılı Köy Kanununun 45 inci maddesi gereğince idare kurulları tarafından verilen tazmin kararlarının hangi dairece yerine getirileceğinde tereddüde düşüldüğü anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere 442 sayılı Köy Kanununun 45 inci maddesinde, köy parasının harcanmasında fenalık ve yolsuzluk olduğunun hükümetçe anlaşılması halinde …
16 Şubat 1960 tarih, 2161776-82/5915-9 sayılı ve tahsilât 282 seri numaralı genel yazıya ektir.
Bakanlığa intikal eden hadiselerden ve Müfettiş raporlarından; postahaneler vasıta kılınmak suretiyle yapılan ödemelerde, postahanelerden vergi dairesine gelen havale ihbarnamelerinin tamamının bu iş için tahsis edilen deftere geçip geçmediğinin vergi dairesi kayıtlarından çıkarılmasının güç olduğu, vergi dairesi mutemedinin postahaneden …
İlgi : Tahsilât 308 Seri No.lu Genel yazıya ek.
Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 30 uncu maddesi uyarınca idarece tarh edilen vergilerin ne kadar müddet içerisinde ödeneceği hakkında bir hüküm mevcut olmadığından bu şekilde tarh edilen vergilerin vergi dairelerince tahakkukunu müteakip gecikme zammına da tabi olduğu belirtilmek suretiyle Vergi Usul Kanunu hükümleri …
2/3/1954 tarih ve 2161776-22/7630-23 sayılı tahsilât 240 seri numaralı genel tebliğe ektir.
6183 sayılı Kanunun gecikme zammı ile ilgili 51 inci maddesinin birinci fıkrası hükmünün yanlış tatbik edildiği Bakanlığa intikal eden hadiselerden ve müfettiş raporlarından anlaşıldığından keyfiyetin aşağıda gösterildiği şekilde açıklanmasına lüzum hasıl olmuştur.
Bilindiği üzere, Âmme Alacaklarının Tahsil Usulü …
Mülga 5432 sayılı Vergi Usul Kanununda, posta ile gönderilen beyannameler üzerine tahakkuk ettirilen vergilerin ne vakit ödeneceği hakkında bir hüküm bulunmadığından mezkûr kanunun mer'iyeti zamanında hazırlanan tahsilât 244 seri nolu genel yazı ile bu şekilde tahakkuk eden vergilerin ne zaman ödeneceği ve bunlara gecikme zammının ne şekilde uygulanacağı açıklanmıştı.
Fakat, bilâhare yürürlüğe giren 213 …
Devlete, vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer'i amme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile; bunların takip masrafları …
Bu kanundaki amme alacağı terimi:
1 inci ve 2 nci maddeler şümulüne giren alacakları,
Amme borçlusu veya borçlu terimi:
Amme alacağını ödemek mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahısları ve bunların kanuni temsilci veya mirasçılarını ve vergi mükelleflerini, vergi sorumlusunu, kefili ve yabancı şahıs ve kurumlar temsilcilerini,
Alacaklı amme idaresi terimi:
Devleti, vilayet hususi idarelerini ve …
Amme idarelerinin bu kanunu tatbika salahiyetli memurlarının vazifelerini teşkilat ve vazife kanunları veya bu konu ile ilgili diğer kanun veya (700 Sayılı KHK'nın 28 inci maddesiyle değişen ibare; Yürürlük: 09.07.2018)mevzuat(*), mesuliyetlerini de; mesuliyeti tesis eden kanunlar tayin eder.
(*)Değişmeden önceki şekli: nizamname ve talimatnameler
Takibat, alacaklı amme idaresinin mahalli tahsil dairesince yapılır.
Borçlu veya malları başka mahallerde bulunduğu takdirde, tahsil dairesi borçlunun veya mallarının bulunduğu mahalde yapılacak takipleri o mahaldeki aynı neviden amme idaresinin tahsil dairelerine niyabeten yaptırır.