VERGİ TERKİNİ
5432 sayılı Vergi Usul Kanununun vergi hatalarının düzeltilmesine ve kanunda zikredilen sebeplerle terkini gereken vergi ve vergi cezalarının terkinine taallük eden 4 yayın numaralı kitabın 272-286 ncı sahifelerinde izah edildiği gibi düzeltme ve terkin muamelelerinin ne şekilde yapılacağı "1950 yılında tarh ve tahakkuk muamelelerinde kullanılacak defter ve basılı kağıtlara ait 16 yayın …
5432 sayılı Vergi Usul Kanununun bazı maddeleri ile kanuna bağlı cetvelde değişiklik yapılmasına ve bu kanuna bazı maddeler ve fıkralar eklenmesine dair olan 18/7/1951 tarihli ve 5815 sayılı Kanun Resmî Gazete'nin 24/7/1951 tarihli nüshasında yayınlanmıştır.
Bu kanunun tedvin sebebi ile Usul Kanununun maddeleri üzerinde yapılan değişikliklerin sebep ve mahiyetleri, Hükümet …
5432 sayılı Vergi Usul Kanununun 83 üncü maddesi hükmüne göre, vergilendirme ile ilgili olup hüküm ifade eden bütün evrakın muhataplarına posta vasıtasiyle, ilmühaberli taahhütlü olarak tebliğ edilmesi lâzım gelmektedir.
Bazı illerden alınan yazılara nazaran; bu hükmün tatbikinde bir takım müşkillerle karşılaşıldığı, ezcümle, vergi tebliğ alındılarının Posta İdaresince tebliği yaptıran vergi dairesine veya komisyona zimmetsiz olarak …
Nakil vasıtası işleten ve bu faaliyetlerinden dolayı gelir, kurumlar, esnaf vergisine tabi bulunan mükelleflerin nakil vasıtalarında kullanmak üzere tüccarlardan mübayaa ettikleri benzin, yağ ve yedek parçaların müstehliki durumunda bulunmaları itibariyle tüccarların bu kabil satışlara müteallik kayıtlarını 5432 sayılı Vergi Usul Kanununun 222 nci maddesi mucibince perakende satış vesikalariyle tevsik eylemeleri lâzım gelmektedir. Bununla beraber, tüccarların …
Malûm olduğu üzere, kollektif şirket ortaklarından her biri, şirketçe düzenlenen bilânçoya göre şirket kâr veya zararından hisselerine isabet eden miktarı da kendi yıllık gelir vergisi beyannamesine ithal eylemek suretiyle, beyana mecbur bulunmaktadır. Bu kabil mükelleflerden vergi incelemesine tabi tutulanların beyanlarının doğruluğunu sağlamak maksadiyle hissedar bulundukları kollektif şirketin bilânço esasındaki defterlerinin tetkiki neticesinde şirket kârına icraı …
Gayrimenkul sermaye iradı üzerinden dar mükellefiyet esasında vergiye tabi olanların beyannamelerinin, bunların Türkiye'deki temsilcisinin veya vekilinin ikametgâhının bulunduğu mahaldeki vergi dairesine verilmesi 5421 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 77 ve 93 üncü maddeleri hükümleri iktizasındandır. Ancak gayrimenkul sermaye iradı üzerinden dar mükellefiyet esasında vergiye tabi olup Türkiye'de vekili veya temsilcisi bulunmayanların vergi uygulaması bakımından …
Vergi Usul Kanununun 279 uncu maddesi Resmî Gazetenin 1 Mart 1957 günlü ve 9548 sayılı nüshasında yayınlanmış bulunan 6935 sayılı Kanunla değiştirilmiş evvelce :
"Bina ve arazi :
Madde 279 _ Ticarî sermayeye dahil olsun veya olmasın bilumum binalarla arazi, vergi değerleri ile değerlenir."
şeklinde bulunan madde, zikredilen kanunla;
"Bina ve arazi :
Ticarî sermayeye dahil olsun veya olmasın …
Bilindiği gibi 1 Ocak 1961 tarihinde yürürlüğe giren 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile ziraî kazançlar vergi mevzuuna alınmış bulunmaktadır. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 243 üncü maddesi ile, Gelir Vergisi Kanununun ziraî kazançlar hakkındaki hükümlerine mütenazır olarak, ziraî işletmeleri gelir vergi kanununda belirtilen ziraî işletme büyüklüğü ölçülerinin üstünde bulunan çiftçiler için ekim ve sayım …
Vergi Usul Kanunu hükümleri gereğince her sene yapılacak ekim ve sayım beyanlarında hizmet ifa eden muhtar ve ihtiyar heyeti azalarına verilecek ücretlerin miktarı ve bunların tahakkuk ettirilmesinde riayet olunacak esaslar, mezkûr kanunun 246 ncı maddesine istinaden Bakanlığımızca aşağıdaki şekilde tesbit edilmiştir :
1. Ekim ve sayım beyanında bulunması gereken çiftçilerin mevcut olmadığı mahalle ve köylerde, Vergi …
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 315 inci maddesi hükmü dairesinde yeniden hazırlanmış olan amortisman nisbetlerini gösterir cetveller ilişiktir. Bu nisbetler, aynı kanunun 318 inci maddesi gereğince 1961 hesap döneminden itibaren uygulanacaktır.
Bu itibarla, 1960 hesap dönemi sonuna kadarki devrelere ait vergilendirmelerde 3 seri sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ve bu tebliğ ile alâkalı olarak …
4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun bazı madde ve fıkralarının değiştirilmesi ve bu kanuna bazı hükümler eklenmesi hakkındaki 26/6/1964 tarihli ve 485 sayılı Kanun Resmi Gazete'nin 8/7/1964 tarihli ve 11748 sayılı nüshasında yayınlanmış ve yayınlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.
Yeni kanunla Vergi Usul Kanununda yapılan değişikliklerin ve …
(Vergi Usul Kanunu) 2, 4 ve 71 sıra sayılı genel tebliğlerine ektir.
İhtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk konusu olan özel ve müstacel hallere ilişkin tarhiyatlara ait tebliğlerin ve posta ile yapılan tebliğde, muhatabın adresini değiştirmemesine veya geçici olarak başka bir yere gitmemesine rağmen tebliğin yapılmaması gibi özel hallerde ikinci tebliğin, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun …
Bu kanun hükümleri ikinci maddede yazılı olanlar dışında, genel bütçeye giren vergi, resim ve harçlar ile il özel idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim ve harçlar hakkında uygulanır.
Yukarıda yazılı vergi, resim ve harçlara bağlı olan vergi, resim ve zamlar da bu kanuna tabidir.
Bu kanunun hükümleri kaldırılan vergi, resim ve harçlar hakkında da uygulanır …
(Değişik: 23/1/2008-5728/271 md.) Gümrük idareleri tarafından alınan vergi ve resimler bu Kanuna tabi değildir. Bu vergi ve resimlerle ilgili olarak 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanununun 242 nci maddesi hükümleri uygulanır.
(Değişik: 30/12/1980 - 2365/1 md.) A) Vergi kanunlarının uygulanması: Bu Kanunda kullanılan "Vergi Kanunu" tabiri işbu Kanun ile bu Kanun hükümlerine tabi vergi, resim ve harç kanunlarını ifade eder.
Vergi kanunları lafzı ve ruhu ile hüküm ifade eder. Lafzın açık olmadığı hallerde vergi kanunlarının hükümleri, konuluşundaki maksat, hükümlerin kanunun yapısındaki yeri ve diğer …
Vergi dairesi mükellefi tesbit eden, vergi tarh eden, tahakkuk ettiren ve tahsil eden dairedir.
(Değişik: 15/12/1990 - 3689/1 md.) Mükelleflerin, vergi uygulaması bakımından hangi vergi dairesine bağlı oldukları vergi kanunları ile belirlenir. (7338 sayılı kanunun 12 nci maddesiyle değişen cümle; Yürürlük: 26.10.2021)Hazine ve Maliye Bakanlığı, gerekli gördüğü hallerde; mükelleflerin iş …
Aşağıda yazılı kimseler görevleri dolayısiyle, mükellefin ve mükellefle ilgili kimselerin şahıslarına, muamele ve hesap durumlarına, işlerine, işletmelerine, servetlerine veya mesleklerine mütaallik olmak üzere öğrendikleri sırları veya gizli kalması lâzımgelen diğer hususları ifşa edemezler ve kendilerinin veya üçüncü şahısların nef'ine kullanamazlar;
1. Vergi muameleleri ve incelemeleri ile uğraşan memurlar;
2. (Değişik: 23/6/1982 - 2686 …
(Değişik: 23/6/1982 - 2686/2 md.) Beşinci maddede yazılı olanlar:
1. Kendilerine, nişanlılarına ve boşanmış olsalar bile eşlerine;
2. Kan veya sıhrî usul ve füruuna, evlatlığına veya kendisini evlat edinene yahut kan hısımlığında üçüncü (Bu derece dahil), sıhri hısımlıkta, bu hısımlığı meydana getiren evlenme ortadan kalkmış olsa bile, üçüncü (Bu derece dahil) dereceye kadar …
Bilûmum mülkiye âmirleri, emniyet âmir ve memurları, belediye başkanları, köy muhtarları ve kamu müesseseleri vergi kanunlarının uygulanmasında uygulama ile ilgili memurlara ve komisyonlara ellerindeki bütün imkânlarla kolaylık göstermeye ve yardımda bulunmaya mecburdurlar.
Mükellef, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettübeden gerçek veya tüzel kişidir.
Vergi sorumlusu, verginin ödenmesi bakımından, alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan kişidir.
Vergi kanunlariyle kabul edilen haller müstesna olmak üzere, mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna mütaallik özel mukaveleler vergi dairelerini bağlamaz.
Bu kanunun müteakıp maddelerinde geçen "mükellef" tabiri vergi sorumlularına da şâmildir.
(Ek : 24 …